1. (a) doğramak, (parça parça) kesmek, dilimlere/parçalara ayırmak, parçalamak, (b)
    k.d. muziplik/yaramazlık/haşarılık/edepsizlik
    yapmak.
    They got a scolding for cutting up in church. (c)
    argo üzmek, ıstırap/elem/keder vermek, çok dokunmak/etkilemek.
    be cut up: çok üzülmek/müteessir olmak.
    She was really cut up when her husband left her. (d)
    argo aleyhinde bulunmak, şiddetle tenkit etmek.
    The writer's latest book was so cut up in the newspapers that few people bought it. (e) bozmak, hezimete uğratmak, mahvetmek.
maskara, komik, güldürücü kimse, palyaço, gösterişçi/şakacı/alaycı kimse. İsim
bir kitabı keserek açmak Fiil
büyük servet bırakmak Fiil
kıymak Fiil
satmak için parçalara ayırmak Fiil
bir şeye çok içerlemek/kızmak, bir şeyi mesele yapmak.
düşman kuvvetlerini yok etmek Fiil
zengin olmak Fiil
büyük miras bırakmak Fiil
kıyılmak Fiil
kıydırmak Fiil
darılmak, güvenmek, küsmek.